30 Aralık 2010 Perşembe

Richard

Yüksek gerilimin içinden geçiyor. tüyleri diken diken. ama canı acımıyor. şovdan kazandığı parayla yıllardır ayak basmadığı memleketine dönecek.yolda kaza geçiriyor. burnu bile kanamıyor. ama araba kullanılamaz halde olduğundan otostopla ilerlemek zorunda. sonra ilerlemek zorunda olmadığını farkediyor. kaza yaptığı kasabaya yerleşiyor. orada kalacak bir motel bulurbulmaz bir de sevgili ediniyor. sarışın uzun boylu biraz kilolu fakat sevimli bir kız. ertesi gün kıza bir mektup bırakıp kasabanın içinden geçen nehrin karşı kıyısındaki pansiyona taşınıyor. orada bir müzisyen aranmakta."ben varım."diyor. sıcak bir yatağa karşılık tarzından ödün verip country sanatçısı oluyor.4 gece sahne alıyor.iyi de müşterisi var bu izbe mekanın. sonra "neden olmasın" diye soruyor kendine. içsesi bu soruyu yanıtlamaya değer bulmayınca "demekki olur" diyor. ve 5. gece gitarını alıp blues yapmaya başlıyor. patron köpürüyor. ama elden ne gelir.adam sahnede döktürüyor. seyirciler azalıyor fakat kalanlar zevkten dört köşe. sabaha kadar çalsa sabaha kadar dinler sonra "bir daha" derler. öyle de oluyor. 6 saatlik konserin ardından yorulmuştur Richard. sahneden iner. göz kırpmadan onu izleyen Laureen'ın dudağına öpücük kondurur. gitarı sırtında salonu terkeder. yerde şarkı esnasında ağzında çalkalayıp yere tükürdüğü şarap yüzünden kan izleri bulunmaktadır. olay yerini incelemeye gelen şerif, hipnoz edilmiş gözlerle boş boş bakan 15 kişilik topluluğu gördüğünde, bir çeşit büyücünün kasabaya musallat olduğuna inanır.çünkü büyükannesi ona böyle bir efsane anlatmıştır. göbekli şerif elindeki donutı ısırırken ve bir yandan da kahvesini yudumlarken sorguya çeker zavallıcıkları"hatırlıyormusun? kimdi o?" her defasında farklı bir hikaye dinler. herkes sahnedekinin başka biri olduğundan bahseder. tutarlı cevaplar alamadığından dava düşer. Sıra Laureen'a geldiğinde"bayan çıkabilirsiniz, sorulacak birşey kalmadı" der.Laureen"ben de öyle düşünmüştüm. zaten orada kimse yoktu ki." Bu sözler şerifin dikkatini çeker. "bayan lütfen biraz daha açıklayıcı olurmusunuz?" der.Lauren; "zihinlerimizdekini açığa çıkaran bir büyüydü yalnızca. büyülü sözler düşerken dünyaya, hayalleri olmayanlar çekip gitti.fakat bizler orada kaldık ve benliğimize yer etmiş hikayeleri yaşadık."

Richard'ı ışınlamak için yüksek gerilime ihtiyaçları vardı. bu insanlık tarihinin en büyük deneyiydi. fakat sonuçları Richard kadar bilim adamlarını da korkutmaktaydı. Richardın tek yapması gereken gitmek istediği yeri hayal etmekti. hayal okuyucu kablolar bağladılar kafasına. Sen nehri gözüktü ekranda. sonra Richard. Sen nehrine paralel kordonda, elleri ceplerinde volta atmaktaydı. Ve muhtemelen yürürken hayal kuruyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder