20 Aralık 2010 Pazartesi

Uther

düşüncelerini dahi duyamayacak kadar gürültülü bir trenin yolcusu. başı dönüyor. kalabalık bunu ona hep yapıyor. bedenini hafif meyledip trenin yarı aralanmış küçük penceresine yöneltti.derin bir nefes aldı. hava zerrecikleri sıcaktı. kalabalık kokar. koku ağır. sadece birkaç kişi var uyuyan. onların da nefesleri ağır.
makinisti düşündü.oralarda bir yerlerdeydi ama onu hiç görmemişti. Dolayısıyla varlığını inkar edebilir, yol boyunca makinistin olmadığına dair hipotezler üretip, sonra bunları çürütebilirdi.
trenin buğulu camında çayırda birbirini kovalayan çocuklar belirdi. ama onlar da koşup gitti.
bir bayan usulca geçip oturdu karşısındaki boş koltuğa. saçlarındaki beyaz teller yaşını ele veriyordu. yine de güzeldi. kevgir suratlı, sarı sakallı, gömleği yamalı, pantolon askılı, sarhoş yaşlıdan daha güzel...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder