13 Aralık 2010 Pazartesi

Mortishia

Ahh ne kadındı Mortishia. kuklacının görünmez misinalarına bağlı olduğunu düşünebilirdiniz, ya da elbiselerinin ağırlığı olmadığında uçtuğunu hayal edebilirdiniz. cennetten dünyaya düşen zerrecikleri küçük ceplerinde saklardı. sanki sarı saçları üzerinde papatyadan hareyle dolaşırdı.
salt sevgileri ve saf hüzünleri birbirine karıştırmadan yaşardı. Onun gibi bir kadının aciz insani ihtiyaçlardan muaf olduğunu düşünebilirdiniz ama o da diğerlerimiz gibi yemek yerdi, su içerdi. yemekleri de birbirine karıştırmaz, öyle severdi.
Üzgün olduğunda üşüyen tek kadın o mu? dünyanın sonu geldiğinde herkesin mutlu olacağına inanan ama asla dünyanın sonunu göremeyeceğini düşünen?
kısa süreli mutluluklara tamah ederdi bazen.belki bir marihuananın tılsımlı kokusunda gizliydi mutluluk belki de şarabın son yudumunda.Ama onu asıl kirleten bunlar değildi. Mortshia'nın bu dünyaya gönderilişi bile kirlenmesi için yeterli bir sebepti, çünkü bembeyaz teni çabuk kir gösterirdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder