küçük adımlar atar Ricky. cüssesine yakışmayan küçücük adımlar. kolları iki yanda kaskatı durur. bakışları hep düşüncelidir, düşünmese bile kısık gözlerle süzer bakışlar atar çevresindekilere. eleştirmen edasıyla konuşur. hani şu her konuda bir fikri olan, olmasa bile bahsi geçen konuya sürekli kafa yorarmış gibi fikir beyan eden eleştirmenlerden söz ediyorum. halbuki Ricky'yi tanıyan kimse onun eleştirilerine kulak asmaz. çoğu kez bir dediği bir dediğini tutmaz.
çok terleyen insan ırkından geliyor Ricky. bundan rahatsızlık duyar, hemen hemen her gün duş alır, sonrasında aynada kendine eleştirel bakışlar atar, bu yüzden sık sık kendini seksi bulur. ama sonra hemen geçer bu his. yerini tuhaf bir yalnızlık duygusuna bırakır. o kadar da yalnız olmamasına rağmen, yalnız olduğunu düşünüp üzülmek ona iyi gelir. sanırım insanlar üzülecek bir şey bulamayınca; önce yalnızlaşmaya çalışıyor, yalnızlıklarına kederlenip ağlıyor, sonrada yaptıkları her hatanın cezasını, bilerek içine daldıkları bu saçma ruh haline kesiyorlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder