ama tahammülü yoktu zavallılara. onlar için iyi birşeyler yapmak istiyor, ama bir an önce başından savmak istiyordu. çirkinlere de tahammülü yoktu ya da aptallara. tüm bunlar kendi zavallılığını hatırlatıyordu Arturo'ya.
Kusur avcısı gibidir. siz kendinizi unutturmak istediğiniz bir anda, gözlerinizi boşluğa dikip, dünyadan bir haber, elleriniz ceplerinizde yürürken kalabalık bir caddenin en kuytusunda, Arturo kafasını çevirir ve bakar. üst dudağını sola meyilli biçimde yukarı kıvırır ve onu ne kadar tiksindirdiğinizi sayfalarca anlatabileceğini ifade eden garip bir tebessüm belirir suratında. çünkü ayakkabınızın tekinin bağcığı açılmıştır. siz onun gözünde zavallısınızdır. eğer her iki bağcığınız da çözülmüş olsaydı sadece kusurlu olmakla kalabilirdiniz. Ama artık Arturonun gözünde bir zavallısınız.
hele de o uzun ince topuklar üzerinde yürümeyi beceremeyen tıknaz kadınlar. en fenaları onlar. Arturo yanlışlıkla çarpmış gibi yapıp onları düşürmeye bayılır, hatta bunu kendine görev bilir. sokağın ortasında yere kapaklanan bu kadınların bir daha topuklu ayakkabı giymeyeceğini ümit eder. Sırf bu yüzden bile cennete girebilir Arturo. aşağılık muamelelerle, insanları zavallılıklarından kurtarmaya çalışan süper kahramandır Arturo.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder