Rock müziğin efendisi Matt. çatlak sesi milyonları kendine hayran bırakabilirdi, bu kadar genç ölmeseydi. Onu öldürdüğü için Tanrı'yı suçlayamayız. Ölüm onun kendi tercihiydi. sadece 12 dakika daha fazladan yaşamak isterdi. 12 dk. mutlu ölmesi için yeterliydi. daha fazlasını asla istemezdi.
dövmeleri vardı, sayısını bilmediği. Sağ bilek kemiğinin üzerinde "Sue" yazıyordu. Sue'nun kim olduğunu öğrenmek için çok çaba sarf etmişti. ayık olmadığı gecelerden veya gündüzlerden birinde yazdırmıştı. Peki kızın adı gerçekten Sue'muydu yoksa kızın adını yanlış hatırladığı için kız onu terk mi etmişti?
Ölmeden önce ayık olmak istemişti, ölürken ayık olmak, azraili görmek, onunla bizzat tanışmak ve eğer vakti olursa, suratına tükürmek istemişti.Ama tüküremedi, cesetindeki salyaların sebebi kanındaki zehrin son mağrifetiydi.ilk mağrifetiyse göz çevresindeki mor çerçeveydi. Matt onları severdi. yüzündeki her çizgiyi sayar, "çok yaşadım, yetmez mi" derdi. halkalar ve çizikler arttıkça uykuları azalırdı.En son bilinçli olarak uykuya daldığında 17 yaşındaydı. 17. yaşgünü herşeyin başladığı gündü.En yakın arkadaşından gelen gitarı eline aldığında bambaşka biri olmuştu. günlerce çaldı, sonra sesini keşfetti. yıllar sonra "keşke sessiz söyleseydim, öylesi daha eğlenceliydi" diyecekti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder