6 Aralık 2010 Pazartesi

Pekko

Cohen dinleyen Pekko ne çok çaba sarfetmişti o sesi kendi boğazından çıkarmak için. başarılı olacağından şüphe duymuyordu başlarda. Ama olmamıştı. yine de kendine yalan söylerdi bu konuda. eminim derdi daha fazla çalışsaydım benzer bir ses "filan" çıkarabilirdim. yapamazdı... o değil ben biliyorum asla yapamazdı. 23 yaşındaydı. yazılım uzmanı olmuş ama hiç uğraşmamıştı bu işle. okuldayken de uğraşmazdı. Nasıl da zekiydi. bilmiş bilge bilirkişi. her soruya net bir cevabı vardı. bir de uzun sarı saçları vardı. dümdüzdü. arkadan gördüğünüzde sarışın bir kız olduğunu düşünebilirdiniz ve Türkiye 'de yaşasaydı epey laf atan olurdu. Acaba o önemsermiydi bu durumu. Kavga filan ederdi herhalde. ama kesin dayak yerdi. hem de sağlam dayak yerdi. bir keresinde polisler tarafından dövülmüştü. o gece hatırlayamadıkları arasında. Alkolü fazla kaçırdığından hatırlayamıyor,niye elmacık kemikleri derisinin yüzeyinde görünür hal alıncaya dek dayak yediğini. çok eski değil 1 - 1.5 yıl kadar önceydi. yaranın olduğu yeri sonradan saran heni hücrelerden oluşan deri taptaze görünüyordu.
19 yaşından beri dünyanın en çirkin kızına aşıktı. Kız gerçekten çirkindi. öyle çirkindi ki bana bile anlatmasına dayanamayıp onu susturmuştum. Ama aşık olduğuna eminim. çünkü onu görünce aldığı biçimsiz hal, ne söylediğini bilmez tavırlar ve aptal bakışlara şahit olmuştum. Zavallı Pekko. Kız çirkinliğinin o kadar farkındaydı ki, bir gün beni terkeder korkusuyla asla kabul etmeyecekti onun tekliflerini.
keşke kızla aynı sokakta oturuyor olmasalardı. ikisi için de zor bir durumdu bu. sokağın başındaydı Pekko'nun evi. üniversiteyi bitirdikten sonra taşınmıştı bu eve. sıradan bir apartman dairesi gibi görünse de onun dairesi bambaşkaydı. 55 tane tablo vardı içeride. 55 sayısı Pekko'nun öleceği yaştı. ve Pekko'nun tablolarının sayısı hiçbir zaman 56 olmadı. yenisini satın alırken eskilerinden birini mutlaka satardı. resimlerin hepsi yerde dururdu. hiçbirini duvara asmazdı. işin aslı, o duvara hiçbir şey asmazdı. matkap sesinden korkardı :D resimlere bakmak için eğilmeniz gerekirdi. yine de kimse "şunları duvara assana" demezdi. çünkü kimseler bilirdi ki; Pekko onları duyar ama dinlemezdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder