19 yaşından beri dünyanın en çirkin kızına aşıktı. Kız gerçekten çirkindi. öyle çirkindi ki bana bile anlatmasına dayanamayıp onu susturmuştum. Ama aşık olduğuna eminim. çünkü onu görünce aldığı biçimsiz hal, ne söylediğini bilmez tavırlar ve aptal bakışlara şahit olmuştum. Zavallı Pekko. Kız çirkinliğinin o kadar farkındaydı ki, bir gün beni terkeder korkusuyla asla kabul etmeyecekti onun tekliflerini.
keşke kızla aynı sokakta oturuyor olmasalardı. ikisi için de zor bir durumdu bu. sokağın başındaydı Pekko'nun evi. üniversiteyi bitirdikten sonra taşınmıştı bu eve. sıradan bir apartman dairesi gibi görünse de onun dairesi bambaşkaydı. 55 tane tablo vardı içeride. 55 sayısı Pekko'nun öleceği yaştı. ve Pekko'nun tablolarının sayısı hiçbir zaman 56 olmadı. yenisini satın alırken eskilerinden birini mutlaka satardı. resimlerin hepsi yerde dururdu. hiçbirini duvara asmazdı. işin aslı, o duvara hiçbir şey asmazdı. matkap sesinden korkardı :D resimlere bakmak için eğilmeniz gerekirdi. yine de kimse "şunları duvara assana" demezdi. çünkü kimseler bilirdi ki; Pekko onları duyar ama dinlemezdi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder