14 Ocak 2011 Cuma

Sintia

parlak taşlarla süslenmiş elbisesini giyinmiş ve gecenin ev sahipliği ettiği partiye doğru yol alıyordu. deep purple dinlerken mutluydu. en ufak bir endişesi yoktu ya da kafasını kurcalayan herhangi bir sorun.radyoda mandrake root.şarkıdaki kız iksiri içtiği an hızla değişmeye başladı herşey. bir kara kedi belirdi kırmızı mustang'in önünde. ani bir fren ardından kulak yırtan ciyaklama yankılandı boş caddede.asfalt yarıldı, altındaki bataklığa düştü Sintia. yüzeye çıkmak için çırpındıkça battı dünyanın merkezine doğru. dünyanın merkezi sıcaktı ve magmanın lavları tenini sardı. ve cehennem de oradaydı. yerin 7 kat altında camiyi dönünce solda. cehennemde gördüğü kara kediyi hemen tanıdı. kedi dile gelmiş, yalvarıyordu kurtulmak için. bir masumun günah işlemesine sebep olduğu için cezayı hakettiği yönündeydi verilen karar. Sintia'yı gördü sonra. alevden yapılmış elbisesiyle tam da ait olduğu yerdeydi. Onu işaret etti hakime: "buydu beni öldüren" dedi. tüm ahali meraklı gözlerle döndü Sintia'ya. bir cevap bekliyorlardı. hafifçe başını salladı Sintia. kalabalıktan "hell yeah!" sesleri yükselmeye başladı. binlerce kişiye uğursuzluk getiren kara kedi cezaya mahkumdu. zebaniler tuttular ensesinden. ateş dolu çukurlardan birine fırlattılar. dört ayak üstüne düştü kara kedi. oysa herkes biliyordu, karakediye uğursuzluk ünvanını bağışlayan bile Sintia'ydı.günahlar kraliçesi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder