3 Şubat 2011 Perşembe

Cihan

çölde yürüyen kadının ayağındaki halhal sıcağa dayanamayıp kuma gömüldü.kum fırtınası onu alıp susuzluğa yenik düşmüş yerde öylece yatan yabancının avuçlarına bıraktı.yabancı halhalı koluna doladı ve sonu gelmeyen yol arayışına yürüyerek devam etti. kolunu salladıkça halhalın müziğine eşlik etti.müziği duyan akbaba, ağzındaki avına acıdığından değil ama leş yemekten bıktığı için tilkiden kopardığı son parçayı yere tükürdü. akbabanın tükürüğünün bulaştığı tilki parçası yabancının karnını doyurdu. karnı doyan yabancının susuzluğu arttı. daha fazla dayanamadığından, medeniyete 100metre kala yere yığıldı. çölde yürüyen kadın onu bulduğunda ödünç verdiği halhal hala kolundaydı. Onu alıp ayağına taktı. yürüdükçe ritm şekillendi, yürüdükçe yürümekten zevk aldı. medeniyete geldiğinde tükenmek üzereydi. su içmek için nehre eğildi. nehir akıntısı onu içine çekti ve ciğerlerini suyla doldurdu. nefes almayı bıraktıktan 1 saat sonra akbaba leş yiyici olduğunun farkına vardı ve yemeğe kadının sol ayak bileğinden başladı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder