18 Şubat 2011 Cuma

Franz

Bir gece terler içinde uyandığında artık insan olarak işe yaramaz bir mahluk olduğunu ve eğer bu gidişatı değiştiremezse ölmesinin en onurlu tercih olacağını farketmişti.İşte o günden itibaren ona Franz diyeceğiz.Çünkü Franz kendine değer katacak tek yolun değişmekten geçtiğini yaşanması zor deneyimlerle tecrübe etmişti.
Franz olduğunda 19 yaşındaydı. Reşit olduğundan, bedeni üzerindeki tüm haklara, en az ruhu üzerinde olduğu kadar sahipti.
Buz gibi ameliyathanede aldı soluğu. Apar topar yatırdılar onu. cerrahlar oldukça hevesliydi. böyle vakalar onlar için fırsat demekti ve kolay ele geçmezdi.
parlak kumral saçlarından başladılar kesmeye. saçları beyaz fayansa döküldü. sonra hassasiyetle renksiz ve fersiz gözlerini ayırdılar yuvalarından. bir kavanozda muhafaza edilmek üzere kenara ayırdılar. sırada elleri vardı. yaşının toyluğunu gözler önüne seren ellerini kestiler. Ellerini keserken aceleci davrandılar çünkü onlar tehlikeliydi. Narkoz etkisini yitirirse önce eller doktorun boğazına sarılırdı daha öncesinde de gözler. saçlarını niye mi kestiler? sanırım bu ameliyatı yapan doktorun beğenisiyle alakalı bir durum.belki de steril ortamın gereklerinden.bilemiyorum.
ellerden sonra sırasıyla ince kolları, futbol topuna değmemiş ayakları ve ardından bacakları sonra belinden ikiye bölünen koca bir gövde ve gövdeden ayrılan kafası neşter darbeleriyle ayrı kavanozlara sığacak büyüklükte şekillendi.Cerrah bu noktaya geldiğinde tam 2 saat dolmuştu. Bu adamın Franz olmak için feda ettiği 1 yıllık ömrünün yanında pek de uzun bir süre sayılmazdı.
parçalara ayrılan Franz 1 yıl boyunca çeşitli kimyasallarla doldurulan kavanozların içinde bölük pörçük bir hayat yaşadı. Beklemek zordu elbette ama sonunda insan turşusu olacaktı ve bunun için herşeye değerdi. kavanozdan çıktığında ve tekrar bütün haline geldiğinde ameliyathaneye girerken kurguladığı Franz olarak çıkacaktı. bunun için değmez mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder