19 Nisan 2011 Salı

Wendy

güneşin en parlak olduğu saat dilimlerinde dünyaya gelen tüm çocuklar gibi şanslıydı Wendy. gece doğanların kaderi ne kadar ağırsa o kadar hafifti Wendyninki.orta halli hayatında orta halli çocukluk anıları biriktirdi.sokakta bisiklete binen, dizleri çiziklerle dolu minik kız çocuğuydu önce, hayranlıkla dansını izleten güzel bir kız oldu büyüyünce. televizyona adım attığında 15 yaşındaydı. çocuk programındaki şirin balerindi. bale okulları yurdun dört bir yanına yayıldığında, bu kurslara giden kız çocuklarının yarısının adı Wendy'ydi. parmak uçlarında dünyayı döndüren yüzlerce Wendynin hayali bir gün onun gibi olabilmekti. öyle duru ve kusursuz.Ergenliğinde pek başarılı olmadığı matematik dersi Wendy için hiç sıkıntı yaratmadı. İflasın eşiğine gelen babasının maddi olumsuzluklarından da etkilenmedi. Dışarıdan baktığınızda orta halli sıradan bir ergendi. Tek farkı ergenlik bunalımlarından nasibini almayışı ve sivilcesiz bebeksi teniydi.Sanat tarihi bölümünü bitirdiğinde 23 yaşındaydı. artık küçük balerin wendy değildi ama her eve giren ve sevilen bir Televizyon yıldızıydı. hayatına giren ikinci erkekle birlikteydi. uzun yıllar birlikteliklerini sürdürdüler. öyle ki Wendy 50 yaşına geldiğinde bile ikinci aşkını unutamamış olacaktı ve evliliğini sürdüremeyişinin sebebinin bu olduğu konuşulacaktı, öyle olmamasına rağmen.Wendy kimseyi bilerek incitecek biri değildir. Melek olduğundan değil ama bazı insanların mizacı böyledir. planlı kötülükleri yoktur. ailemizin sevimli kızlarıdır onlar. şeytanların uzak durduğu, meleklerin çevrelerini kuşattığı, her adım atışında engellerin tesadüfi gelişen başka bir engel tarafından ortadan kalktığı kızlardır. taşa takılmaz narin ayakları, bilekleri burkulmaz asla, hızla geçen arabalar çamur sıçratmaz elbiselerine.Aslında sıradan bir kızdı Wendy. ünlüydü ama ya farkında değildi yada farkındalığını gizleyebiliyordu hal ve hareketleri. son derece nazikti ama asla gereksiz kibarlıklara girmezdi. dürüsttü. zaten yalan söylemeyi de beceremezdi. bir keresinde kendi televizyon programında, gelen konuğunun çıkan albümünü çok beğendiğini söylemesi rica edilmişti. program yapımcısı yalan söyleyemeyeceğine ikna olmayınca mecbur kalmış ve Wendy "gerçekten olağanüstü" diyerek konuğunu övmüştü. sözler ağzından çıkar çıkmaz mimikleri ağzını yalanladı. bakışları kameranın üzerinde durdu saniyelerce öyle bakakaldı evlerinde onu izlemekte olan seyircilere. gözleri doldu sonra. neyseki birşeylerin ters gittiğini farkeden yönetmen duruma el koydu. reklamlardan sonra wendynin rahatsızlandığı ve hastaneye kaldırıldığı anonsu yapıldı. hastanedeki boş odanın önünde ne de büyük kalabalık toplanmıştı.İnsanlar onu -nedendir bilinmez- gerçekten severlerdi. yakınlarındakileri sevgiye muhtaç bırakacak kadar düşüncesiz bu insanlar, onları tanımayan Wendy'yi içten severlerdi.

2 yorum:

  1. beğendim, deneme falan mı yoksa alıntı mı?

    YanıtlaSil
  2. teşekkürler.alıntı değil, deneme diyebiliriz

    YanıtlaSil