1 Nisan 2011 Cuma

Adam Forgotten

adını unutan adam, bir gün mahvolmuşken ve çok da umurundayken hayat üstelik umut döküntüleri üzerini örtmüşken ve soğuğa rağmen uykunun en güzel yerindeyken uyandı. doğrulurken umutlar döküldü üzerinden ve başkalarının üzerine bulaşmak için rüzgara teslim olup uçuştular dört bir yana. asfaltta bıraktı yağmur izli adımlarını. kanalizasyona döküldü onlar da, sıcak denizlere inme çabasında. güneş doğdu. insanlar yuvalarından çıktı. yolları ve duvarları doldurdular ta ki karanlıktan korkup gizlenme çabasına girişene dek. güneş ısısı yayıldı hava boşluğundan vücutlara ve yalnızlıktan kurumuş göz pınarlarına. buğulandı dünya. Tanrı buğuyu silsin diye geceyi doğurdu üzerine.
sonra evinin yolunu unuttu adam. Gece şehvetini üzerine saldı ve evine aldı onu. kollarını doladı boynuna. sardı her yanını. ta ki adam gecenin bir parçası olana dek sarmaladı.
sırayla tüm bildiklerini unutturdu ona gece. karanlıktı çünkü. anılarını, arkadaşlarını, sevdiklerini, nefret ve hayallerini unuttu adam. geçmişini unuttu. kendini unuttu. unutmayı da unuttu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder