bir de geçmişten şarkılar çalınmasa durduk yerde kulağına.
neyse ki kendisi söyleyemediğinden sık sık yüzleşmiyor sıkıcı çağrışımlarla.ve maalesef gülümsetenlerle de öyle.
okumayan yazmayan gerekmedikçe konuşmayan bir adam Todd.ama güzel dinler.yaptığının kolaya kaçmak olduğunu yüzüne söylemiyor kimse.hatta yüzüne konuştuklarından çok arkasından konuştukları var.varsın biriktirmesin de konuşsunlar.söz biriktirmekle zengin olunsaydı, Todd gökdelenlerin tepesinde yaşayan Arnold olabilirdi.zaten ikisini toplasalar ancak bir adam ederdi.
Tanrı böylelerine ne vermesi ne vermemesi gerektiğini iyi seçer.Ona vereceği bacakların yüksekte otururken aşağıya sarkıtmaktan başka işe yaramayacağını önceden görmüş olmalı.
ona bir dükkan verdi.rutubetli raflarında ikinci el hayatlar satabileceği.böylece sandalyesinden kalkması gerekmezdi.her biri bel hizasında sıralanmış mallar, alıcılarını umutsuzca beklerdi.bazen ilham kaynağı olurlardı Todd'a.bazen bekledikçe tozlanan, tozlandıkça eskiyen baş belaları.tozlu hayatlara kim dokunmak ister ki, hem zaten kim dokunmadığı bir hayatı satın almak ister.
üstelik hepsi yürüyebilen insanların hayatlarıydı.çok yürünmüş olduğundan Todd hiçbirini kendine saklamayı aklından geçirmedi.hiç birini sahiplenmedi.ama içlerinde birisi vardı ki, keşke güzel bir kız st. petersburgda yolunu kaybetse ve aradığı şeyi bulmak üzere dükkanına girse, girmişken raflara dokunsa ve sağ köşeye gizlenmiş Emma'nın 2. el yaşamından kesitler satın alsa diye içinden geçirirdi.ama dükkana gelen kadınlar Emmanın hayatını üzerlerinde deneselerde, hiçbiri onu beğenmez, satın almaya layık görmezdi.Hatta Todd dükkan kapısını açık bırakıp gitse dahi, döndüğünde çalınmayan tek mal Emmanın sattığı hayat olabilirdi.
Tanrı böylelerine ne vermesi ne vermemesi gerektiğini iyi seçer.Ona vereceği bacakların yüksekte otururken aşağıya sarkıtmaktan başka işe yaramayacağını önceden görmüş olmalı.
ona bir dükkan verdi.rutubetli raflarında ikinci el hayatlar satabileceği.böylece sandalyesinden kalkması gerekmezdi.her biri bel hizasında sıralanmış mallar, alıcılarını umutsuzca beklerdi.bazen ilham kaynağı olurlardı Todd'a.bazen bekledikçe tozlanan, tozlandıkça eskiyen baş belaları.tozlu hayatlara kim dokunmak ister ki, hem zaten kim dokunmadığı bir hayatı satın almak ister.
üstelik hepsi yürüyebilen insanların hayatlarıydı.çok yürünmüş olduğundan Todd hiçbirini kendine saklamayı aklından geçirmedi.hiç birini sahiplenmedi.ama içlerinde birisi vardı ki, keşke güzel bir kız st. petersburgda yolunu kaybetse ve aradığı şeyi bulmak üzere dükkanına girse, girmişken raflara dokunsa ve sağ köşeye gizlenmiş Emma'nın 2. el yaşamından kesitler satın alsa diye içinden geçirirdi.ama dükkana gelen kadınlar Emmanın hayatını üzerlerinde deneselerde, hiçbiri onu beğenmez, satın almaya layık görmezdi.Hatta Todd dükkan kapısını açık bırakıp gitse dahi, döndüğünde çalınmayan tek mal Emmanın sattığı hayat olabilirdi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder