27 Ağustos 2011 Cumartesi

Julio

film şeridine bakar gibi uzaktan yaşayabilen biri var dünyada.uzaklarda değil, şehrin ortasında, kalabalığın içinde hemde.Julio.
30larının ortasında.akne izleri yüzünden silindiğinden beri yakışıklı, kilometre taşları yüzünü kırıştırana kadar yakışıklı.esmer ve uzun boylu.takım elbisesi içinde çok sıradan.yaya şeridinde görmeye alıştığımız tiplerden değil Julio.
kendisi dışında herşeye dışardan bakar.kalbi durduğunda yüzünde gülümseme belirecek nadir insanlardan o.köyleri yıkıp geçen fırtınalar onun içinden kopar.çıkar gelir, yakar yıkar.yağmurlar sel olduğunda ıslanmayan adam Julio.çok isterse arabasının camını aralar ve elini uzatır bir kaç damla yakalayabilmek için.sonra sıkılırsa eğer yağmur damlalarının kovalamacasını izlemekten, sileceklerini çalıştırır.henüz karışmadan su toprağa, güvenli barınağına erişmeyi her seferinde başarır.
uçaktaydı babasını kaybettiğinde.saatlerce okyanus üzerinde ilerledi.aynı gün içinde annesi de ölmüştü.hangisinin canını daha çok yaktığını asla bilemeyecek.büyük ihtimal merak da etmeyecek.çünkü her şey dışarıdan göründüğü gibi.merak diğer insanların karşı koyamadıkları zaaf.
julio için hayat sıradan.çünkü gördüğünün ardını kurcalamaz.gözleri sadece dışarıdan bakmaya yetiyorsa, yetinmeli.elindekiler, Tanrının bahşetmediklerinden daha çok ne de olsa.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder