Bir gün aynanın karşısına geçti. o gün değişmeye karar vermişti. önce bir tutam saç aldı eline. makasla kesiverdi kolayca. çıkan ses bir kaç anıyı kırptı düşüncelerinden. sonra biraz daha kesti. ve sürekli kesmek istedi. ta ki anıları tükenene dek kesti saçlarını. anıları tükendiğinde saçları da tükenmişti. simsiyah saçları beline kadardı bir çok resminde. yılların anısı birikmiş, tozlanmaya yüz tutmuştu üzerinde. yer yer düşler ve saçlarının sonlarına doğru çokça düş kırıkları mevcuttu. esmer teni 23 yaşın getirdiği bir kaç iz dışında pürüzsüzdü. yaşını gösteren bir kadındı. ayna onu biraz daha büyük gösterirdi.
Bir gün uyandığında güneş odasını ısıtmış, duvarlarda desenler yaratmıştı. uyanır uyanmaz, öylece, pijamalarıyla sokağa attı kendini. yürüdükçe yürümek istedi. Birmingham'ın havası kaprislidir. yağmur önce bir kaç damla dökülür sonra sövdürene kadar döker bulutlarını insanın tepesine. Patti ağlasa bile kimse farkedemezdi göz yaşlarını öyle pervasızca yağan yağmurun altında. bulutlar yağdıkça yağmak istedi ta ki haftanın nemini üzerinden atana dek.
Patti ıslandıkça ıslanmak istedi ta ki göz yaşları bitene dek.
Bir gün yorgun argın eve döndü Patti. İşlerden ziyade fikirleri yoğundu. öylece uzandı yatağa. istediği bitmek bilmeyen fikirlerini uykuya satmaktı. gözlerini yumdu. yumaryummaz uyudu. uyudukça uyumak istedi. ta ki zihninde düş kırıntısı kalmayana dek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder