12 Temmuz 2011 Salı

Andrea

her parmağında ayrı bir yüzük taşırdı.rengi erimiş dudaklarında Lucasın şarkısını mırıldanırdı.
yolunu kaybetmek için yola çıktığı günlerden birinde, bulutlar doluştu göğe ve kaçıştı insanlar beton deliklerine.gölgeler gibi yalnız kaldı sokakta.kaybolmanın huzuru ve deniz feneri gibi arada üzerinden geçip yoklayan endişeler silsilesi, doğmayan sabah, değişmeyen iklimler ve çıkmaz sokaklarda, yalnızca tamamen kaybolmuş insanlara açılan kapılar.bu andreanın hikayesi.
ne kimsesi var andreanın ne de bir derdi.yıllar önce doğdu ve henüz bedeni dünyayı terketmedi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder